Bu Forum www.kunfeyekun.org adresine Taşınmıştır.

Bu Forum www.kunfeyekun.org adresine Taşınmıştır.
 
AnasayfaKun FeyekunSSSAramaGaleriKayıt OlRadyoGiriş yap
Similar topics

    Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
    Yazar Mesaj
    sahasan

    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 01/07/07 Mesaj Sayısı : 1008 Nerden : Industry Engineering Durum : Zülfad-'l

    Aktiflik:
    50/100  (50/100)
    Başarı Puanı:
    15/100  (15/100)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)

    MesajKonu: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri Ptsi 2 Tem. 2007 - 2:04





    ACEM ŞAHI *1

    “Be-merdî ki mülk-i serâser zemin
    Neyezed-ki hûnî çeked ber zemin.

    Gürz-i girân-ı zulmünü ey kanlı nâsiye;
    Eyvân-ı zer-cidârına as ziynetin diye!

    Al kanlı bir kefenle donat hayme-gâhını,
    Canlarla yak meşâil-i mâtem- penâhını!

    Makberlerin hufeyre-i muzlim-dehanları,
    Dendân-ı gayz u kahra şebîh üstühanları

    Yâd eylesin mezâlimini tâ ebed senin,
    Ey cephesi, kitâbesi bin kanlı medfenin!

    Ey bir hayâle tuhfe kılan bin hakîkati,
    Eyâhenîn eliyle kazıp kabr-i milleti,

    Nûr-ı hayât ufuklarını herc ü merc eden
    Leylin şedîd zulmetini rûha mezc eden’

    Envâr-ı mihr-i fikri sen ey hâksâr eden,
    Meyyitlerin izâmı gibi târumâr eden!

    Ey hâdimi serâçe-i mâtem feşanların!
    Rahş-i akûr-i zulmüne pâmâl olanların

    Gül-gonce-i mezârı mıdır tâc-ı devletin?
    Tutmuşsa da avâlim-i efkârı şöhretin,

    Zannetme ki hükûmetinin efseriyledir...
    Sadî'lerin mezâr-ı çemen-ber-seriyledir.

    Sa'dî'lerin mezârı, evet, bir avuç türâb...
    Tahtınsa bir cihan ki senin âsüman-meâb!

    Lâkin o kabre bence fedâ taht ü efserin...
    Makber-güzîn olup da sükût eyliyenlerin

    Feryâd-ı vâpesînine değmez bu velvelen...
    Mudhik gelir nigâh-ı temâşâma hâilen!

    Bin mülkü, milleti yok eden pençe-i felek,
    Bir şahsı şüphesiz ebedî kılmamak gerek.

    Mâzî ki işte makbereler mâverâsıdır,
    Milletlerin haziyre-i zair-cüdâsıdır

    Atfeylesen nigâhını ka'r-ı zalâmına;
    Milletlere gözün ilişir na'ş nâmına!

    Dârâ'ların o nâsiye-i târumârını,
    Ecdâdının izâmını, çökmüş mezârını

    Pîş-i nigâh-ı ibretine al da bir düşün...
    Çoktur bu rütbe dağdağa bir kabza hâk için!

    İklîmler alan o muazzam Napolyon'un
    Bir hufredir kazandığı şey. İşte bak onun

    En son serîri makbere-i mâtemîsidir,
    Akreplerin nedîmi, yılanlar enisidir!

    Yer kalmamış sarây-ı muallâna bak utan:
    Mâtem-sarâylarla dolu sâha-i vatan!

    Emr-i cihan-mutâı bu dünyâyı râm eden
    Eslâfının -bugün düşünürsek -değil iken

    Toprak olan dehenleri feryâda muktedir,
    Hâlâ senin bu velvele-i nahvetin nedir?


    En son sahasan tarafından Salı 3 Haz. 2008 - 11:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    sahasan

    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 01/07/07 Mesaj Sayısı : 1008 Nerden : Industry Engineering Durum : Zülfad-'l

    Aktiflik:
    50/100  (50/100)
    Başarı Puanı:
    15/100  (15/100)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)

    MesajKonu: Geri: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri Ptsi 2 Tem. 2007 - 2:05

    “Riyâset be-dest-i kesânî hatâst
    Ki ez-destşan-i desthâ ber-hudâst”

    Bu müdhiş velvelen İrân'ı dâim inletir sanma.
    "Muzaffersin!" diyen sesler bütün hâindir, aldanma.

    Zaferyâb olduğun kimdir? Düşün bir kerre, millet mi?
    Adâlet isteyen bir kavmi vurmak gâlibiyyet mi?

    Nasîbin yok mudur bir parça olsun âdemiyyetten?
    Nasıl aldırmıyorsun yükselen feryâda milletten?

    Emîn ol bunca mazlûmun yüreklerden kopan âhı,
    Tependen indirir elbette bir gün lâ'netu'llâhı!

    Sığınmış olduğun şevket-sarây-ı zulmü pek muhkem
    Hayâl etmektesin... Lâkin ne bârûlar, ne müstahkem

    Penâh-ı bî-amanlar, heybet-i Kahhâr-ı Mutlak'la,
    Kökünden devrilip bir anda yeksân oldu toprakla!

    O, bir çok memleket vîrân edip yaptırdığın eyvân
    Harâb olmaz mı? Kabristâna dönmüşken bütün İran?

    Evet, İrân'ı kabristâna döndürdün, helâk ettin;
    Kefen yaptın girîbân-ı ümîdi çâk çâk ettin!

    "Bütün dünyâ için bir damla kan çoktur" diyorlar, sen,
    Şu ma'sûm ümmetin seller akıttın hûn-i pâkinden!

    Yüzünden perde-i temkîni artık kaldırıp attın:
    Ne mâhiyyet, nasıl fıtrattasın, dünyâya anlattın!

    Livâü'1-hamd-i hürriyyet iken İslâm için gâyet,
    Nedir pâmâl-i istibdâdın olmak öyle bir râyet?

    Kazak celbeyleyip tâ Rusya'dân sâdâtı çiğnettin;
    Yezîd'in rûhu şâd olsun... Emînim çünkü şâd ettin!

    Şehâmet gösterip binlerce Beytullâh'ı bastırdın;
    Şecâat arz edib birçok ricâlullâhı astırdın!

    Ne ALLAH 'tan hayâ ettin, ne Peygamber'den âr ettin:
    Devirdin kâ'be-i ulyâ-yı dîni, hâk-sâr ettin!

    Hamâset perverân-ı kavmi tuttun bir bir öldürdün,
    Umûmen Şark'ı ağlattın, umûmen Garb'ı güldürdün..

    Hayır, hiçbir gülen yok, sızlıyor Garb'ın da vicdânı,
    Görüp ecsâd-ı mazlûmîne meşher hâk-i İrân'ı!

    O Sâ'dî'ler, o Hâfız'lar, o Firdevsî, o Râzî'ler,
    Gazâlî'ler, o Kutbüddin, o Sa'düddin, o Kâdîler.

    Yetiştirmiş; o Örfi'nin, o birçok şems-i irfanın
    Ziyâsından tenevvür eylemiş iklîmi dünyânın,

    Bugün makhûr-i nâdânîsidir bir fırka haydûdun!
    Nedir pinhân olan esrârı bilmem, bunda Ma'bûd'un.

    Hayır, Ma'bûd'a ircâında yoktur bunların ma'nâ:
    Yataklık eylemez cânîye -hâşâ- bir zaman Mevlâ.

    Şehâmet perverâ, Şâhâ! Zaman, bî-dâdı kaldırmaz;
    Hatâ etmektesin şâyed diyorsan "Kimse aldırmaz."

    Bu istibdâda artık bir nihâyet ver ki: İstikbâl
    Karanlık derler amma işte pek meydanda: İzmihlâl!

    Mehmet Akif bu manzumeyi Mithat Cemal ile beraber yazmışlardır. Birinci parça Mithat Cemal'e ait olup, ikinci parça Mehmet Akif'indir.


    En son tarafından Ptsi 4 Şub. 2008 - 12:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    sahasan

    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 01/07/07 Mesaj Sayısı : 1008 Nerden : Industry Engineering Durum : Zülfad-'l

    Aktiflik:
    50/100  (50/100)
    Başarı Puanı:
    15/100  (15/100)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)

    MesajKonu: Geri: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri Ptsi 2 Tem. 2007 - 2:05

    ÂHİRET YOLU 2

    Sokakta sâde bir "âmîn!" sadâsıdır gidiyor:
    Mahalle halkı birikmiş, imam duâ ediyor.
    Basık bir ev; kapının iç yanında bir tâbût,
    Başında çınlayan âvâzı dinliyor, mebhût;
    Denildi: "Fâtiha!'; âmîni kestiler bu sefer,
    Göğüsler inledi, derken, açık duran eller,

    Hazîn alınları bir kerre okşayıp indi;
    Deminki zemzemeler bir zaman için dindi.

    Duyuldu sonra imâmın nidâ-yı mağmûmu,
    Diyordu:Söyleyin Allâh için şu merhûmu,

    Nasıl bilirsiniz ey müslümanlar?
    - İyi biliriz!

    -Yarın huzûr-i İlâhîde toplanıp hepiniz,

    Bu yolda hüsn-i şehâdet edersiniz ya?
    - Evet!

    - İmâm efendi, helâllık da iste, merhamet et...
    - Helâl edin hadi öyleyse şimdi hakkınızı.

    - Helâl edin hadi bekletmeyin adamcağız
    Cemâatin yüreğinden kopup "helâl olsun!"

    Nidâ-yı saffeti, birden cenâze, ah-ı derûn,
    Misâli uğradı evden; fezâda yükseldi.

    İçerde başladı bir cûş-i nevhadır şimdi;
    Baş örtüsüyle kadınlar gözüktü pencereden:

    - Bıraktın öyle mi, en sonra kardeşim, bizi sen?
    - Yıkıldı dostlar evim, barkım... Âh gitti kocam!..

    - Dayım melek gibi insandı; ben nasıl yanmam!
    - Tamam otuz senedir komşuyuz da bir kerre,

    Kızıp da "ey!" demiş insan değildi, hemşîre!
    - Zavallı Remziye! Boynun büküldü evlâdım...

    - Babam ne oldu?
    - Baban... Öldü.

    - Etme Ayşe Hanım,
    Bu söylenir mi ya? Hicrân olur zavallı kıza...

    - Ayol, şu öksüzü bir parçacık avutsanıza...
    Açın da cumbayı etrâfa baksın ağlamasın...

    Göründü cumbada baktım ki tombalak, sarışın,
    Sevimli bir küçücek kız... Beşinde ancak var.

    Donuk yanakları üstünde parlayan yaşlar,
    Zavallının eriyen ruh-i bî-günâhı idi.

    Benim o mersiye yâdımda ağlıyor ebedî.
    Sefine pâre ki: sırtında mevc-i bî-hissin,

    Yüzer... Önünde ademden nişâne bir engin,

    Çeker durur onu sâhil-cüdâ açıklarına;
    Bakar mı bir taşın üstünde durmuş ağlıyana?

    Cenâze dûş-i cemâatte çalkalandıkça,
    O tahta pâreye benzerdi, düşmüş emvâca.

    Nasıl duyar ki uzaklarda inleyen kadını?
    Nasıl görür ki yetîmin huruş eden yaşını?

    Bu hây ü hûy-i kıyâmet-nümûn içinde söner,
    Samîm-i hilkati sûzân eden enîn-i beşer.

    Değilmiş öyle geniş nâlenin hudûdu meğer:
    Sokak bitip dönülürken kesildi mâtemler.

    O tahta pâre-i câmid, o iğbirâr-ı samût,
    Güzer-gehindeki eşbâhı bir mehîb sükût

    İçinde haşr ederek dalgalarla seyrediyor;
    Zemîne bakmıyor artık semâ deyip gidiyor.

    Bu mahmilin neye sık sık değişsin efrâdı?
    Suâli fikre büyük bir hakîkat anlattı:

    Evet bekâ ezecek cism-i zâr-ı fânîyi,
    Vücûd çekmiyecek ömr-i câvidânîyi,

    Bu bâr-ı müdhişin altında titreyip dizler,
    Dayanmıyor üç adımdan ziyâde dûş-i beşer!

    Ağır ağır gidiyorken cenâze kâfilesi,
    Nihâyet oldu musallâ birinci merhalesi.

    Çıkınca üstüne son minberin hatîb-i memât,
    Açıldı dîde-i im'âna perde perde hayât.

    Senin en son serîrindir şu bî pervâ uzanmış taş;
    Ki nermin hâb-gâhından çıkar, bir gün vurursun baş!

    Elinde yok halâs imkânı, mâdâme'l-hayât uğraş...
    O, mutlak sedd-i râhındır, aşılmaz.. Muktedirsen aş!'

    Musallâ: Müncemid bir mevcidir eşk-i yetîmânın;
    Musallâ: Ahıdır, berceste, mâtem-zâr-ı dünyânın;

    Musallâ: Minber-i teblîğidir dünyâda, ukbânın;
    Musallâ-: Ders-i ibrettir durur pîşinde, irfânın.

    Bu minberden iner nâsûta en müdhiş hakîkatler,
    Bu yerden yükselir lâhûta en hâlis kanâ'atler.

    Civârından geçer zulmette bî pâyan hayâletler:
    Kefen-ber-dûş geçmişler, kalan üryan sefâletler!

    Babam, kardeşlerim, evlâdım, annem... Belki bunlardan
    Muazzez bildiğim kıymetli birçok yâr-ı can el'ân

    Bu taştan atfeder zanneylerim dünyâya son im'ân...
    Benim rûhum bu heykelden duyar hâmûş bin efgân!

    Serîr-i saltanatlar devrilir, alt üst olur dünyâ;
    Müşeyyed bürc ü bârûlar düşer bir bir, bu taş hâlâ,

    Zamânın dest-i tahrîbiyle, durmuş, eyler istihzâ;
    Bütün mevcûda hâkim bir adem timsâlidir gûyâ.

    Namaz kılındı; duâ bitti. Kârban, yoluna
    Düzüldü taht-ı memâtın girip birer koluna.

    Yarım sâat henüz olmuştu. Yolcular durdu;
    Demek ki; komşusu dünyânın âhiret yurdu.

    Cenâze indi omuzdan yavaş yavaş, sonra,
    Sokuldu servilerin ortasında bir çukura,

    Atıldı üstüne üç beş kürek kemikli çamur
    Kabardı toprağın altında bir an, bir ur!

    Evet, çıban, ki yatan duymuyorsa dehşetini,
    Dönün de arkadakinden sorun fecâ'atini·

    Sükûn içinde uyurken şu bir yığın toprak
    İlel'ebed o küçük rûh çırpınıp duracak!...


    En son tarafından Ptsi 4 Şub. 2008 - 13:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    ayku
    Daimi Üye
    Daimi Üye
    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 25/07/07 Mesaj Sayısı : 179 Nerden : .................. Durum : iyice

    Aktiflik:
    0/0  (0/0)
    Başarı Puanı:
    0/0  (0/0)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)
    MesajKonu: Zulmü Alkışlayamam Çarş. 8 Ağus. 2007 - 0:49

    Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
    Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
    - Boğamazsın ki!
    - Hiç olmazsa yanımdan koğarım.
    Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
    Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
    Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
    Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
    Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
    Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
    Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
    Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
    Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
    İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?

    Mehmet Akif Ersoy
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    firdevs nur
    AdmiN
    AdmiN
    avatar


    Yaş : 27 Kayıt tarihi : 24/07/07 Mesaj Sayısı : 581 Nerden : Durum :

    Aktiflik:
    100/50  (100/50)
    Başarı Puanı:
    100/90  (100/90)
    Ceza Puanı:
    0/100  (0/100)
    MesajKonu: Geri: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri Çarş. 8 Ağus. 2007 - 21:26

    ayku demiş ki:
    Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

    Allah razı olsun paylaşımlarınız için...gül
    _________________
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    sahasan

    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 01/07/07 Mesaj Sayısı : 1008 Nerden : Industry Engineering Durum : Zülfad-'l

    Aktiflik:
    50/100  (50/100)
    Başarı Puanı:
    15/100  (15/100)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)

    MesajKonu: Cenk marşı Salı 20 Kas. 2007 - 1:56

    Ey sürüden arkaya kalmış yiğit
    Arkadaşın gitti haydi sen de git
    Bak ne diyor ceddi şehidin işit
    Haydi git evladım uğurlar ola
    Haydi git evladım açıktır yolun
    Zalimlere karşı bükülmez kolun
    Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
    Uğurun açık olsun uğurlar ola.

    Eşele bir yerleri örten karı
    Ot değil onlar dedenin saçları
    Dinle şehit sesleridir rüzgarı
    Haydi git evladım uğurlar ola
    Haydi git evladım açıktır yolun
    Zalimlere karşı bükülmez kolun
    Bayrağı çek on safa geçmiş bulun
    Uğurun açık olsun uğurlar ola
    Haydi levent asker uğurlar ola

    Yerleri yırtan sel olup taşmalı
    Dağ demeyip taş demeyip aşmalı
    Sende ki coşkunluğa er şaşmalı
    Kahraman askerim uğurlar ola
    Haydi git evladım açıktır yolun
    Zalimlere karşı bükülmez kolun
    Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
    Haydi levent asker uğurlar ola
    Haydi git evladım uğurlar ola.


    Mehmet Akif Ersoy
    _________________


    Bu Forum www.kunfeyekun.org adresine Taşınmıştır.
    Bu Nedenle Artık Buraya Üye Olunamayacaktır.
    /Bilginize
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    ayku
    Daimi Üye
    Daimi Üye
    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 25/07/07 Mesaj Sayısı : 179 Nerden : .................. Durum : iyice

    Aktiflik:
    0/0  (0/0)
    Başarı Puanı:
    0/0  (0/0)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)
    MesajKonu: Geri: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri Salı 20 Kas. 2007 - 12:13

    ALINLAR TERLEMELİ

    Cihan altüst olurken, seyre baktın, öyle durdun da,
    Bugün bir serserî, bir derbedersin kendi yurdunda!

    Hayat elbette hakkın, lâkin ettir haykırıp ihkâk;
    Sağırdır kubbeler, bir ses duyar: Da'vâ-yı istihkâk

    Bu milyarlarca da'vâdan ki inler dağlar, enginler;
    Otumıuş, ağlıyan âvâre bir mazlûmu kim dinler?

    Emeklerken, sabî tavrıyla, topraklarda sen hâlâ,
    Beşer doğrulmuş, etmiş, bir de baktın, cevvi istîlâ!

    Yanar dağlar uçurmuş, gezdirir beyninde dünyânın;
    Cehennemler batırmış, yüzdürür kalbinde deryânın;

    Eser a'mâkı, izler keşfeder edvâr-ı hilkatten;
    Deşer âfâkı, birşeyler sezer esrâr-ı kudretten;

    Zemin mahkûmu olmuştur, zaman mahkûmu olmakta;
    O, heyhât, istiyor hâkim kesilmek bu'd-i mutlakta!


    Tabîat bin çelik bâzûya sahipken, cılız bir kol,
    Ne kâhir saltanat sürmekte, gel bir bak da, hayrân ol!

    Hayır, bir kol değil, binlerce, milyonlarca kollardır,
    Yek-âheng olmuş, işler, çünkü birleşmekte muztardır:

    Bugun ferdî mesâînin nedir mahsûlü? Hep hüsran;
    Birer beyhûde yaştır damlayan tek tek alınlardan!

    Cihan artık değişmiş, infırâdın var mı imkânı,
    Göçüp ma'mûrelerden boylasan hattâ beyâbânı?

    Yaşanmaz böyle tek tek, devr-i hâzır. Devr-i cem'iyyet.
    Gebermek istemezsen, yoksa izmihlâl için niyyet,

    "Şu vahdet târumâr olsun!" deyip saldırma İslâm'a;
    Uzaklaşsan da îmandan, cemâ'atten uzaklaşma.

    İşit, bir hükm-i kat'î var ki istînâfa yok meydan:
    "Cemâ'atten uzaklaşmak, uzaklaşmaktır Allah(c.c.)'tan.

    Nedir îman kadar yükselterek bir alçak ilhâdı,
    Perîşân eylemek zâten perîşan olmuş âhâdı?

    Nasıl yekpâre milletler var etrâfında bir seyret?
    Nasıl tehvîd-i âheng eyliyorlar, ibret al, ibret!

    Gebermek istiyorsan, başka! Lâkin, korkarım, yandın;
    Ya sen mahkûm iken, sağlık ölüm hakkın mıdır sandın?

    Zimâmın hangi, ellerdeyse, artık onlarınsın sen;
    Behîmî bir tahammül, varlığından hisse istersen!

    Ezilmek, inlemek, yatmak sürünmek var ki, âdettir;
    Ölüm dünyâda mahkûmîne en son bir sa'âdettir:

    Desen bir kere "İnsânım!" kanan kim? Hem niçin kansın?
    Hayır, hürriyetin, hakkın masûn oldukça insansın.

    Bu hürriyet, bu hak bizden bugün âheng-i sa'y ister:
    Nedir üç dört alın? Bir yurdun alnından boşansın ter.

    İstanbul, 3 Teşrinievvel 1334 (1918)
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    *Mujaahed*
    Daimi Üye
    Daimi Üye
    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 01/07/07 Mesaj Sayısı : 419 Nerden : Gaibden Durum : Cihatta...

    Aktiflik:
    0/0  (0/0)
    Başarı Puanı:
    0/0  (0/0)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)
    MesajKonu: CÂNAN YURDU Perş. 22 Kas. 2007 - 0:54

    Eyvâh ıssız diyâr-ı dilber...
    Her hatvesi bir mezâr-ı muğber!
    Uçmuş da bakındığım terâne,
    Kalmış sessiz bir âşiyâne.
    Yer yer medfun durur emeller...
    Gûyâ ki kıyâm-ı haşri bekler!
    Yâ Rab! Niye böyle bir yığın hâk
    Olmuş yatıyor o buk'a-i pâk
    Yâ Rab, ne için o lem'a nâbûd?
    Yâ Rab, ne için bu sâye memdûd?
    Yâ Rab, ne demek harîm-i cânan
    Üstünde bu perde perde hicran?


    Lâkin görünen kimin hayâli
    Cânan gibi tıpkı yâl ü bâli...
    Keysû-yi siyâh-ı târumân,
    Altında cebîn-i lem'a-dârı,
    Zulmetler içinde subh-i mahmûr;
    Yâ gözbebeğinde nazra-i nûr;
    Yâ ebr-i bahâr içinde cevvâl
    Bâran çeklinde dürr-i seyyâl;
    Yâ sînede her zaman coşan yâd,
    Yâ kayd-ı bedende rûh-i âzâd.


    Ey tayf-ı nigeh-fırîbi yârin
    Olmaz mı bir ân için karârın?
    Heyhât, serâb-ı şavka döndün...
    Karşımda parıldamanla söndün!
    Kimden sorayım ki nerde dilber?
    Makber gibi samt içinde her yer.
    Cânan! Cânan!.. dedim, arandım...
    "Bir aks-i nidâ" dedikçe, yandım!.
    Yâ Rab, neye hem sağır, hem ebkem,
    Dağlar, dereler, bütün şu âlem?
    Ey sevdiğimin sevimli yurdu,
    Hâlin, bana şimdi pek dokundu!
    Aç sîneni; yâd-ı nükhetinden
    Bir şemmeye kâilim bugün ben.
    Bir vakt o şemîm-i nâz-perver
    Tâ subha kadar yanımda bekler,
    - Ümmîde verip bekâ sabûhu-
    Sermest-i safâ ederdi rûhu.
    Heyhât o nesîm-i sâf şimdi
    Nâzan, nâzan semâya gitti.
    Ey lâne-i târumâr söyle,
    Cânan sana artık inmiyor mu?
    Ey mâtem-i pâyidâr söyle,
    Sâhandaki nevha dinmiyor mu?
    Ey ebr-i semâ-güzîn-i seyyâr,
    Yâdında mıdır o nazlı reftâr?
    Ey darbe-i bâda karçı, ra'şân,
    İnşâd-ı enîn eden nihâlân!
    Bir şi'r-i revân olup da cânan
    Geçmez mi bu gölgeden hırâmân?
    Ey dilber-i mihriban, zuhûr et!
    Ömrüm gibi ansızın mürur et!
    Ya kalb-i fezaya bir hutur et:
    Afakamı lem'a lem'a nur et.
    Bin nevha-i can içinde , pür-cûş,
    Geldim bu garib yurda, medhûş.
    Feryâdımı yok mu eyliyen gûş?
    Yâ Rab, bu nasıl cihân-ı hâmâş:
    Bir "yok!" diyecek sadâ da yokmuş!...

    Mehmet Akif Ersoy
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    sahasan

    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 01/07/07 Mesaj Sayısı : 1008 Nerden : Industry Engineering Durum : Zülfad-'l

    Aktiflik:
    50/100  (50/100)
    Başarı Puanı:
    15/100  (15/100)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)

    MesajKonu: Geri: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri Ptsi 4 Şub. 2008 - 12:51

    KOSOVA

    Nerede olsam karşıma çıkıyor bir kanlı ova
    Sen misin yoksa hayalin mi vefasız kosova
    Hani binlerce mefahirdi senin her adımın
    Hani sinende yarıp geçtiği yol Yıldırım’ın
    Hani asker, hani kalbinde yatan şah-ı şehid
    Söyle Meşhed öpeyim secde edip toprağını
    Yokmudur Murad’ın sende iki üç damla kanı
    _________________


    Bu Forum www.kunfeyekun.org adresine Taşınmıştır.
    Bu Nedenle Artık Buraya Üye Olunamayacaktır.
    /Bilginize
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    JeRFi
    Altın Üye
    Altın Üye
    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 04/05/08 Mesaj Sayısı : 1128 Nerden : Durum :

    Aktiflik:
    70/100  (70/100)
    Başarı Puanı:
    100/100  (100/100)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)
    MesajKonu: Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak Çarş. 21 Mayıs 2008 - 8:57

    Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak...

    Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
    Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.

    İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
    Ey dipdiri meyyit, "İki el bir baş içindir."

    Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
    His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?

    Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
    Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?

    Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
    Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?

    Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
    Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan

    Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
    Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!

    Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
    Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın

    Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
    Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.

    Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
    Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;

    Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
    Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...

    En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!
    Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile sirkin;

    Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin
    Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,

    Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,
    Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;

    Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!
    Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...

    Sesler de: "Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!"
    Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,

    Tek kol da yapışsam demiyor bir tarafından!
    Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;

    Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
    Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...

    Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
    Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!

    Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
    'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur!' deme, yılma.
    Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.
    14.03.1913

    Mehmet Akif Ersoy |

    _________________
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    denizfeneri
    Moderatör
    Moderatör
    avatar


    Yaş : 57 Kayıt tarihi : 17/11/07 Mesaj Sayısı : 802 Nerden : Durum :

    Aktiflik:
    100/40  (100/40)
    Başarı Puanı:
    100/70  (100/70)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)
    MesajKonu: Geri: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri Çarş. 21 Mayıs 2008 - 18:50

    Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
    His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?

    ALLAH razı olsun kardeşim milli şairimizin muhteşem eserlerinden biri emeğine sağlık

    _________________
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    FERASETLİ
    Vıp
    Vıp
    avatar


    Yaş : 36 Kayıt tarihi : 25/10/07 Mesaj Sayısı : 775 Nerden : İSTANBUL Durum :

    Aktiflik:
    50/100  (50/100)
    Başarı Puanı:
    50/100  (50/100)
    Ceza Puanı:
    0/100  (0/100)
    MesajKonu: Geri: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri Çarş. 21 Mayıs 2008 - 23:36

    denizfeneri demiş ki:
    Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
    His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?

    ALLAH razı olsun kardeşim milli şairimizin muhteşem eserlerinden biri emeğine sağlık

    _________________
    ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    fulya
    Deneyimli Üye
    Deneyimli Üye



    Yaş : Kayıt tarihi : 01/03/08 Mesaj Sayısı : 7 Nerden : Durum :

    Aktiflik:
    100000/40  (100000/40)
    Başarı Puanı:
    100/20  (100/20)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)
    MesajKonu: Geri: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri C.tesi 24 Mayıs 2008 - 12:13

    Mehmet Akif Ersoy işi biliyor.ALLAH razı olsun kardeşim bu güzel şiiri siteye koyduğun için çok güzel bravo alkış
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    sahasan

    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 01/07/07 Mesaj Sayısı : 1008 Nerden : Industry Engineering Durum : Zülfad-'l

    Aktiflik:
    50/100  (50/100)
    Başarı Puanı:
    15/100  (15/100)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)

    MesajKonu: Geri: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri Salı 3 Haz. 2008 - 11:45

    Bülbül

    Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım:
    Nihayet bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.

    Şehirden çıkmak isterken sular zaten kararmıştı;
    Pek ıssız bir karanlık sonradan vadiyi sarmıştı.

    Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl...
    Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.

    Muhitin hali "insaniyet"in timsalidir sandım;
    Dönüp maziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!

    Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
    Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryad.

    O müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:
    Ki vadiden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.

    Ne muhrik nağmeler, ya Rab, ne mevcamevc demlerdi:
    Ağaçlar, taşlar ürpermişti, güya Sur-ı mahşerdi!

    -Eşin var âşiyanın var, baharın var ki beklerdin.
    Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?

    O zümrüt tahta kondun, bir semavi saltanat kurdun,
    Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!

    Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
    Gezersin hânumânın şen, için şen, kâinatın şen!

    Hazansız bir zemin isterse, şayet ruh-ı serbâzın,
    Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-ı pervâzın.

    Değil bir kayda, sığmazsın kanatlandın mı eb'ada
    Hayatın en muhayyel gayedir âhrara dünyada.

    Neden öyleyse matemlerle eyyâmın perişandır,
    Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşandır?

    Hayır matem senin hakkın değil, matem benim hakkım;
    Asırlar var ki aydınlık nedir hiç bilmez afakım.

    Teselliden nasibim yok, hazan ağlar baharımda
    Bugün bir hanumansız serseriyim öz diyarımda.

    Ne hüsrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
    Seraba Garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!

    Hayalimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,
    Salahaddin-i Eyyubi'lerin, Fatih'lerin yurdu.

    Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde Osman'ın;
    Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!

    Ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâb olsun;
    O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!

    Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden Yıldırım Hân'ın;
    Şenâatlerle çiğnensin muazzam Kabri Orhan'ın!

    Ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
    Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!

    Yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;
    Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!

    Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
    Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!

    Mehmet Akif Ersoy
    _________________


    Bu Forum www.kunfeyekun.org adresine Taşınmıştır.
    Bu Nedenle Artık Buraya Üye Olunamayacaktır.
    /Bilginize
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    JeRFi
    Altın Üye
    Altın Üye
    avatar


    Yaş : Kayıt tarihi : 04/05/08 Mesaj Sayısı : 1128 Nerden : Durum :

    Aktiflik:
    70/100  (70/100)
    Başarı Puanı:
    100/100  (100/100)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)
    MesajKonu: Geri: Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri Salı 3 Haz. 2008 - 12:02

    Mehmet Akif bambaşka bir dünya

    hemen hemen bütün şiirleri okumuşumdur
    bülbül şiirine karşı ayrı bir beğenim vardır
    herbir satırı ayrı ayrı bir günü anlatır
    birgün hüzün
    birgün hasret
    birgün matem
    birgün ???????
    vesaire


    böyle bir konu başlığı olduğunu bilmiyordum
    yoksa bu Mehmet Akif in bu şiirinide buraya açardım kusura bakmayın
    sağolasın kardeşim
    ALLAHc.c razı olsun
    buradan
    _________________
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    sabır hafızım
    Vıp
    Vıp



    Yaş : Kayıt tarihi : 14/03/08 Mesaj Sayısı : 483 Nerden : kalemimdennn... Durum : hamdimiz daim olsun...

    Aktiflik:
    60/100  (60/100)
    Başarı Puanı:
    50/100  (50/100)
    Ceza Puanı:
    0/0  (0/0)
    MesajKonu: uyan Perş. 7 Ağus. 2008 - 8:35

    Baksana kim boynu bükük ağlayan?

    Hakk-i hayâtın senin ey Müslüman!

    Kurtar o biçâreyi Allah(celle celalüh) için.

    Artık ölüm uykularından uyan!



    Bunca zamandır uyudun, kanmadın;

    Çekmediğin kalmadı, uslanmadın.

    Çiğnediler yurdunu baştan başa,

    Sen yine bir kerre kımıldanmadın.



    Ninni değil dinlediğin velvele...

    Kükreyerek akmada müstakbele

    Bir ebedî sel ki zamandir adı;

    Haydi katıl sen de o coşkun sele.



    Karşı durulmaz cereyan sîneçâk...

    Varsa duranlar olur elbet helâk.

    Dalgaların anlamadan seyrini,

    Göz göre girdâba nedir inhimâk?



    Dehşet-i mâziyi getir yâdına;

    Kimse yetişmez yarın imdâdına.

    Merhametin yok diyelim nefsine;

    Merhamet etmez misin evlâdına?



    "Ben onu dünyaya getirdim..." diye,

    Kalkışacaksın demek öldürmeye!

    Sevk ediyormuş meğer insanları,

    Hakk-ı übüvvet de bu câniliğe!



    Doğru mudur ye’s ile olmak tebah?

    Yok mu gelip gayrete bir intibah?

    Beklediğin subh-ı kıyamet midir?

    Gün batıyor sen arıyorsun sabah!



    Gözleri mâziye bakan milletin,

    Ömrü temâdisi olur nekbetin.

    Karşına müstakbeli dikmiş Hudâ,

    Görmeye, lakin daha yok niyyetin!



    Ey koca Şark! Ey ebedî meskenet!

    Sen de kımıldanmaya bir niyyet et.

    Korkuyorum Garb'ın elinden yarın,

    Kalmıyacak çekmediğin mel’anet.



    Hakk-ı hayatın daha çiğnenmeden,

    Kan dökerek almalısın merd isen.

    Çünkü bugün ortada hak sahibi,

    Bir kişidir: "Hakkımı vermem!" diyen.

    Mehmet Akif Ersoy...
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör

    Mehmet Akif Ersoy'un Şiirleri

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
    1 sayfadaki 1 sayfası

    Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Bu Forum www.kunfeyekun.org adresine Taşınmıştır. :: ๑۩۩๑ SERBEST KÜRSÜ ๑۩۩๑ :: Şiirler -